Son Dakika 6 dk okuma

ABD'de Halkbank Davası Resmen Düştü: Hisseler Yüzde 4'ün Üzerinde Primlendi

ABD'de Halkbank hakkında açılan cezai dava, federal yargıç kararıyla resmen düşürüldü. Eski Başkan Trump yönetiminin banka ile vardığı anlaşma sonrası gelen bu gelişme, Halkbank hisselerinde yüzde 4'ün üzerinde primlenmeye yol açtı.

A
Editör
Anlık Nokta Editör
Yayınlanma Tarihi
Paylaş
ABD'de Halkbank Davasının Düşürülmesi
ABD Federal Mahkemesi'nden Halkbank davasına ilişkin kritik karar.

Halkbank Davasında Kritik Gelişmeler

  • ABD Adalet Bakanlığı'nın Halkbank hakkındaki cezai iddianamesi, federal bir yargıç kararıyla düşürüldü ve dava süreci sona erdi.
  • Karar, eski Başkan Donald Trump yönetiminin Türk devlet bankası ile vardığı anlaşmanın ardından geldi.
  • Davanın düşürülmesi haberi sonrası Halkbank hisse senetleri yüzde 4'ün üzerinde değer kazanarak 51 liraya yükseldi.

Amerika Birleşik Devletleri'nde uzun süredir devam eden Halkbank davası, federal bir yargıcın kararıyla resmen düşürüldü. Bu gelişme, Türkiye ile ABD arasındaki diplomatik ve finansal ilişkilerde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Kararın ardından Halkbank hisse senetleri Borsa İstanbul'da güçlü bir yükseliş kaydetti.

Dava Sürecinde Son Perde

Manhattan Federal Mahkemesi Yargıcı Richard Berman, Çarşamba günü (17 Haziran 2026) aldığı kararla, ABD Adalet Bakanlığı'nın Halkbank hakkındaki cezai iddianamesini düşürdü. Bu karar, eski Başkan Donald Trump yönetiminin Türk devlet bankası ile vardığı bir anlaşmanın sonucunda gerçekleşti ve yaklaşık yedi yıldır süren hukuki süreci sona erdirdi. Anlaşma kapsamında Halkbank'ın herhangi bir suç kabulünde bulunmadığı ve para cezası ödemediği belirtildi. Davanın düşürülmesi haberi, piyasalarda olumlu yankı buldu. Halkbank hisse senetleri, gün içinde yüzde 4'ün üzerinde primlenerek 51 liraya ulaştı. Bu gelişme, Türkiye-ABD finansal ilişkilerinde uzun süredir devam eden önemli bir dosyanın kapanması anlamına geliyor.

Halkbank Davasının Perde Arkası ve Kronolojisi

Halkbank davası, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarını delme iddialarıyla 2016 yılında Reza Zarrab'ın Miami'de tutuklanmasıyla kamuoyunun gündemine geldi. Zarrab, yaptırım ihlali, kara para aklama ve yasaklı işlemler yürütmekle suçlanıyordu. Dava süreci ilerledikçe, 2017'de dönemin Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla da ABD'de gözaltına alındı ve 2018'de İran yaptırımlarını delmeye yardım etmekten mahkum edildi. Atilla, 28 ay hapis yattıktan sonra 2019'da Türkiye'ye döndü. ABD savcıları, 2019 yılında doğrudan Halkbank hakkında bankacılık dolandırıcılığı, kara para aklama ve yaptırım ihlali bağlantılı altı suçlamayla iddianame düzenledi. İddianamede, bankanın İran'ın petrol ve doğalgaz gelirlerini altın ve nakde çevirerek, sahte ticaret belgeleriyle insani yardım gibi göstererek yaklaşık 20 milyar dolarlık kısıtlı fonu uluslararası finans sistemine soktuğu iddia edildi. Halkbank ise bu suçlamaları reddederek, devlet bankası statüsü nedeniyle ABD mahkemelerinde yargılanamayacağı yönünde egemenlik bağışıklığı savunması yaptı. Ancak bu savunma, 2023 ve 2024 yıllarında ABD Yüksek Mahkemesi ve Temyiz Mahkemesi tarafından reddedildi. Dava, Türkiye ve ABD arasında uzun süreli diplomatik gerilimlere neden olmuş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yargılamaları 'hukuksuz ve çirkin' olarak nitelendirmişti. Son olarak, ABD Adalet Bakanlığı ile Halkbank arasında 11 Mart 2026 tarihinde yürürlüğe giren bir 'ertelenmiş kovuşturma anlaşması' (DPA) imzalandı. Bu anlaşma, bankanın İran'a fayda sağlayacak işlemlerden kaçınmasını ve bağımsız bir uyum denetimi sürecini öngörüyordu.

Kararın Ekonomik ve Diplomatik Yansımaları

Halkbank davasının düşürülmesi kararı, hem ekonomik hem de diplomatik açıdan önemli sonuçlar doğuracaktır. Ekonomik cephede, Halkbank hisselerindeki hızlı yükseliş, yatırımcıların belirsizliğin ortadan kalkmasına olumlu tepki verdiğini gösteriyor. Uzun süredir devam eden bu hukuki süreç, bankanın uluslararası piyasalardaki itibarını ve operasyonel kapasitesini etkileyen önemli bir risk faktörüydü. Davanın kapanmasıyla birlikte, bankanın uluslararası finansal sistemle entegrasyonu ve yeni işbirlikleri geliştirme potansiyeli artabilir. Diplomatik açıdan ise, Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerde uzun süredir gerilim yaratan önemli bir başlık ortadan kalkmış oldu. Bu durum, iki ülke arasındaki genel ilişkilerin normalleşmesine ve diğer stratejik konularda daha yapıcı diyalogların önünü açabilir. Ancak, davanın düşürülmesinin ardındaki anlaşmanın detayları ve gelecekteki uyum süreçleri, bankanın ve Türkiye'nin uluslararası finansal sistemdeki konumunu şekillendirmeye devam edecektir.

Anlık Nokta Editoryal Değerlendirmesi:

ABD'deki Halkbank davasının düşürülmesi, Türkiye ekonomisi ve uluslararası ilişkileri açısından kritik bir eşiği temsil etmektedir. Bu karar, uzun süredir devam eden belirsizliği ortadan kaldırarak finansal piyasalara nefes aldırmış ve diplomatik ilişkilerde yeni bir sayfa açma potansiyeli sunmuştur. Sürecin şeffaf bir şekilde takip edilmesi ve bankanın uyum taahhütlerinin eksiksiz yerine getirilmesi, gelecekte benzer sorunların yaşanmaması adına büyük önem taşımaktadır.

Halkbank davası, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarını delmek, kara para aklamak ve milyarlarca dolarlık İran petrol gelirlerini altın ve nakde çevirerek uluslararası finans sistemine sokmakla suçlanması nedeniyle açılmıştı.

Davanın düşürülmesi kararı, ABD Adalet Bakanlığı ile Halkbank arasında varılan bir 'ertelenmiş kovuşturma anlaşması' sonucunda gerçekleşmiştir; bu anlaşma kapsamında banka suç kabul etmemiş, para cezası ödememiş, ancak İran'a fayda sağlayacak işlemlerden kaçınma ve bağımsız uyum denetimi taahhüdünde bulunmuştur.

Halkbank hisse senetleri, davanın düşürülmesi haberinin ardından Borsa İstanbul'da yüzde 4'ün üzerinde değer kazanarak 51 liraya yükselmiş ve piyasalarda olumlu bir tepki yaratmıştır.

Bu Haber Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?