Bursa'nın Osmangazi ilçesinde, polisin gözü önünde hafif ticari araç içinde Meryem Altaş'ı tabancayla vurarak katleden tutuklu sanık Berat Ilgar'ın yargılanmasına Bursa 7'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlandı.
Olayın geçmişindeki adli süreç, hazırlanan iddianame ve mahkeme salonunda yaşanan ilk duruşma, kadın cinayetlerindeki güvenlik açıkları ile sanık savunmalarının hukuki karşılığını bir kez daha gözler önüne serdi.
Bursa İcraatları ve Olay Gecesi Yaşananlar
21 Mart tarihinde saat 21.30 sıralarında, Osmangazi ilçesi Demirtaş Dumlupınar Organize Sanayi Bölgesi Mahallesi İstanbul Yolu Caddesi üzerinde meydana gelen olay, Türk adli tarihine kara bir leke olarak geçti. Ekipler, Gemlik yönüne seyir halindeki 16 KCJ 99 plakalı hafif ticari araçta kadına şiddet uygulandığı yönündeki ihbar üzerine bölgede geniş çaplı bir denetim ve takip başlattı.
Güvenlik güçlerinin aracı durdurduğu ilk anda, sürücü koltuğunda bulunan Meryem Altaş'ın araçtan polislere seslenerek 'silah var' uyarısında bulunduğu resmi tutanaklara yansıdı. Bu kritik uyarının hemen ardından aracın arka kapısından çıkan sanık Berat Ilgar, yanında taşıdığı tabancayla Meryem Altaş'ı hedef alarak göğsünden vurdu ve genç kadının ölümüne neden oldu.
Saldırganın tabancayı polislere doğrultması üzerine güvenlik güçleri anında karşılık vererek şüpheliyi bel ve bacağından vurarak etkisiz hale getirdi. Olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırılan Meryem Altaş, doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamazken, daha önceden 3 suç kaydı olduğu belirlenen Berat Ilgar tedavisinin ardından tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Bursa 7'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde İlk Duruşma
Yürütülen soruşturmanın tamamlanmasının ardından hazırlanan iddianameyle birlikte sanık Berat Ilgar hakkında Bursa 7'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Mahkeme tarafından kabul edilen iddianamede sanık için 'Kasten öldürme', 'Kadına karşı kasten öldürme' suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 'Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçundan 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
Görülen ilk duruşmaya, tutuklu bulunduğu Menemen R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'ndan sedye üzerinde SEGBİS aracılığıyla katılan sanık Ilgar, sağlık durumunun elvermediğini öne sürdü. Duruşma salonunda maktul Meryem Altaş'ın acılı yakınları, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ile taraf avukatları hazır bulunarak sanıktan şikayetçi olduklarını yinelediler.
Yargılama sürecinin ilk celsesinde mahkeme heyeti, sanığın savunmalarını dinlerken, olaya bizzat müdahale eden polis memurlarını da tanık sıfatıyla dinleyerek dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için ara karar oluşturdu.
Sanık Berat Ilgar'ın Mahkemedeki Savunması
Duruşmada söz verilen tutuklu sanık Berat Ilgar, maktul Meryem Altaş ile bir gazinoda tanışıp sevgili olduklarını ve ilişkileri süresince birkaç kez ayrılıp barıştıklarını iddia etti. Ayrıldıkları dönemde maktulü rahatsız etmediğini öne süren Ilgar, son dönemde aralarında çıkan anlaşmazlıkları görüşmek üzere buluşma teklif ettiğini belirtti.
Olay günü yaşananları kendi perspektifinden aktaran sanık Ilgar, maktulün psikolojisinin iyi olmadığını ve kendisine sürekli küfrettiğini öne sürdü. Araç içinde benzin istasyonuna geldikleri sırada tartışmanın büyüdüğünü belirten sanık, sakinleşmek için uzaklaşmaya çalıştığını ancak cinayeti işlemesine giden süreçte suçlamalardan kaçınmaya çalışan bir ifade tutumu sergiledi.
Araç içindeki silahın karnının üzerinde olduğunu iddia eden Ilgar, çevrede polislerin bulunduğunu fark edince maktulün silahı arka koltuğa attığını ve polislere ihbarda bulunduğunu savundu. Vicdan azabı çektiğini ve 9 aydır uyuyamadığını belirten sanık, kaç el ateş ettiğini hatırlamadığını iddia ederek cezaevindeki kilo kaybı ve sağlık sorunlarından yakındı.
Maktul Ailesinin İddiaları ve Polis Tanıkların İfadeleri
Duruşmada dinlenen Meryem Altaş'ın kardeşi Sümeyra Altaş, sanığın olay günü ısrarlı aramaları sonucunda ablasının evden ayrıldığını vurguladı. Ablasına bir süre ulaşamadığını ve sanığı aradığında işlerinin bitmediğini söylediğini belirten kardeş Altaş, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ifade ederek sanıktan en ağır cezayı talep etti.
Mahkeme heyeti, olaya doğrudan müdahale eden ve şüpheliyi etkisiz hale getiren polis memurlarını tanık olarak dinleyerek olay anındaki refleksleri ve güvenlik prosedürlerini soruşturdu. Polis memurlarının ifadeleri, olayın vahametini ve kolluk kuvvetlerinin ani müdahale anındaki riskleri bir kez daha gözler önüne serdi.
Tanık ifadelerinin tamamlanması ve dava dosyasındaki eksik adli tıp ile balistik raporlarının henüz tamamlanmamış olması gerekçesiyle mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına hükmederek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Yargılama Sürecinde Beklenen Gelişmeler ve Hukuki Boyut
Bursa'da yaşanan bu trajik kadın cinayetinin davası, önümüzdeki celselerde tanıkların dinlenmesi ve maddi gerçeğin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması ile devam edecek. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatlarının da müdahil olduğu dava, Türkiye'deki kadın cinayetleri yargılamaları açısından emsal teşkil eden unsurlar barındırıyor.
Hukukçular ve kadın hakları savunucuları, sanıkların mahkemelerde sundukları pişmanlık iddialarının ve sağlık sorunları gerekçelerinin cezai ehliyeti ortadan kaldırmayacağını vurgularken, davanın takipçisi olacaklarını belirtiyorlar. Önümüzdeki duruşma tarihlerinde, olay anına ilişkin güvenlik kamerası kayıtları ve uzman raporlarının mahkeme heyetine sunulması bekleniyor.